ÜRÜNLER

Faydaları


Bulgur

Bulgur oldukça yüksek miktarda lif içermesi nedeniyle bağırsak çalışmasını arttırır ve liflerin tok tutucu bir özelliğe sahip olmasıyla kilo kontrolüne de yardımcıdır. Dünya Sağlık Örgütünün belirttiği üzere günde 25-30 gr. civarında lif ihtiyacımız bulunmaktadır.


Yapısındaki B1 vitaminleri; sinir ve sindirim sistemimizin güçlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Ayrıca bu vitaminin, beriberi hastalığının önlenmesinde düzenli tüketilmesi gerekmektedir. Bulgur bütün bunların dışında yapısında içerdiği folik asit sayesinde hamile annelerin bebeklerin beyin gelişimine faydalıdır.


Glisemik endeksinin düşük olması sebebiyle bulgur uzun süre tok tutar, kana yavaş karıştığı içinde diyetlerde kullanılabilecek bir üründür. Ayrıca da şeker hastalarına tavsiye edilir. Ayrıca salatalarda, sıcak ve soğuk yemeklerde kullanılan bir malzeme olması nedeniyle oldukça çeşitlilik sunan bir üründür.


Acı Biber

Acı pul biber, bir iltihap sökücü ve enfeksiyon giderici olması nedeniyle artirit ağrılarına çok iyi gelir. Diyabet ve sedef hastalarında da tedavi edici olarak kullanılır.


Soğuk algınlığının bir numaraları ilacı kırmızı acı biberdir. Vücuttaki mukusun atılması için birebirdir. Mukus atıldıkça, kendinizi daha iyi hisseder ve iyileşirsiniz.


Mide ve bağırsak sisteminin çalışması, tüm vücudunuzu etkiler. Bir baharat olmasına rağmen, acı biber midenizi iyileştirebilir. Bu güçlü baharat, mide ve bağırsaklarınızı uyarır. Mide özsuyunu akışkanlığını artırır ve enzim üretimini çoğaltır. Ayrıca salya üretimini artırarak hazmı kolaylaştırır ve böylelikle toksinlerin metabolize olmasını kolaylaştırır.


Salça

sosu salça hazır olarak yada elde yapılabilen ve domatesten yapılır ve özellikle Türk mutfağında çok popülerdir. İşte salçasız yemekler pek sevilmez. Bu anlamda salça yararları da bulunmakta. İşte salçanın yararları : Mide ve bağırsakların düzenli şekilde çalışmasını sağlar. A-B-C vitaminleri bakımından zengindir, damar sertliğini giderir.


Mide ve bağırsak sisteminin çalışması, tüm vücudunuzu etkiler. Bir baharat olmasına rağmen, acı biber midenizi iyileştirebilir. Bu güçlü baharat, mide ve bağırsaklarınızı uyarır. Mide öz suyunu akışkanlığını artırır ve enzim üretimini çoğaltır. Ayrıca salya üretimini artırarak hazmı kolaylaştırır ve böylelikle toksinlerin metebolize olmasını kolaylaştırır.


Nar Ekşisi

Nar ekşisi, bir çeşit konsantre nar suyudur. Nar suyunun içerisindeki tüm suyun uçurularak elde edilen yarı akışkan maddeye nar ekşisi denmektedir. Bu kıvamdaki maddeler çok uzun süre raf ömrünü koruduğundan binlerce yıldır eşki üretimi özellikle Akdeniz iklim kuşağında sürdürülmektedir. Esasında Nar ekşisi faydaları ile narın faydaları arasında bariz bir fark yoktur. Yalnızca, ekşi daha konsantre olduğundan tüketiminde daha dikkatli olunması gerekir ve bilimsel olarak analiz edildiğinde kaynamış bir içerik söz konusu olduğundan vitamin değerlerinde bir miktar düşüş olacağı da söylenebilir.


Nar ekşisi zayıflatır mı sorusunun cevabı da aynen, nar’da olduğu gibi; kısmi boyutta olacaktır. Aynı şekilde bir diyetle uygulandığında bir miktar zayıflatıcı etkisi ortaya çıkacaktır.


Kimyon

Kimyonu sağlık açısından bu kadar önemli kılan şey sadece tadı değil şüphesiz, vücut sağlığı için hayati önem taşıyan vitamin ve mineraller içermektedir. Tam bir A vitamini olan kimyon ayrıca C,E ve K vitaminlerini içermektedir. Bunun dışında folatlar,Niasin,Piridoksin Riboflavin ve Tiamin içermektedir. Karbonhidratlar açısından da zengin olan Kimyon ayrıca yağlar ve diyet lifleri içermektedir.


Kimyon bazı mineraller açısından da çok zengindir, özellikle kalsiyum ve fosfor açısından çok zengin olan kimyon bunun yanında demir, bakır, manganez, magnezyum ve çinko içermektedir. Ayrıca Beta karoten deposu olarak gösterilir.


Nar ekşisi zayıflatır mı sorusunun cevabı da aynen, nar’da olduğu gibi; kısmi boyutta olacaktır. Aynı şekilde bir diyetle uygulandığında bir miktar zayıflatıcı etkisi ortaya çıkacaktır.


Sarımsak

Sarımsağın bileşiminde şekerler, vitaminler (A, B, C), kükürtlü bir uçucu yağ ve içerisinde bol olarak allil sülfür bulunuyor.

Sarımsağın özel kokusu ve tadı bundan ileri geliyor. Sarımsağın ihtiva ettiği yağ olan ‘Oleum allicine’, 1944 senesinde J. Cavallit•ve J. Bailey adlı iki Bilim adamı tarafından keşfedilmiş. Bu yağın 1 miligramı, 15 OE penisilinin aktivitesine eşit kıymetli bir deva.


Uzmanlar, sarımsağın, salgın hastalıkların yayılmasını engelleyen en önemli faktör olduğunu belirtiyor. Mikroplarla iç içe yaşayan, kontrolsüz yiyecekleri tüketen, kanalizasyonların yollara aktığı gecekondu mahallelerinde yaşan insanların salgın hastalıklarla karşılaşmamasının en büyük sebebi, sarımsak olarak gösteriliyor.


Nane

Nane genelde solunum yolları için faydalarıyla tanınr fakat nanenin içerdiği zengin miktardaki A vitamini özellikle göz sağlığı için çok önemlidir. C vitamini bir çok organ için hayati önem taşırken, bir çok hastalıktan da bünyeyi korur.

Nanenin diğer bir önemli özelliği ise fiziki hastalıkların dışında sinirsel ve ruhi sorunlara da çözüm sunmasıdır. Bu bakımdan nane tüketi hem fiziksel olarak sağlıklı kalmamızı hem de tuhsal olarak sağlığımızı korumamızı sağlayabilir.


Nanen harika bir temizleyici olarak sindirim sistemini destekler. Mide ağrılarına iyi gelebilir, bağırsakları temizleme özelliği vardır aynı zamanda bağırsak hareketini arttırır. Yolculuklar esnasında yanınızda nane bulundurmanız kusma sorunlarını ortadan kaldırabilir. Günlük bir miktar nane tüketimi sindirim sistemi sağlığınıza çok şey katabilir.


Tarçın

Tarçın daha çok soğuk havalarda tüketilir. Bunun en büyük sebebi şüphesiz soğuk sonucu meydana gelen hastalıkların tedavisinden kurtulmaktır. Tarçın, aslında bütün bir yıl boyunca muhafaza edilebilir ve kullanılabilir. Tarçın içerdiği zengin vitamin ve besinlerle birçok hastalığı tedavisinde kullanılmaktadır. Aynı zamanda birçok hastalık için de koruyucu özellik taşır.

Tarçının daha çok ağacın kabuk olan kısmından elde edilir. Çok seyrek taze yapraklarından da faydalanılır. Tarçında bol miktarda uçucu yağ barındırır, sinamil alkol, sinnamaldehit, terpen, weiterhin, müsilaj olmak üzere uçucu yağ açısından çok zengindir diyebiliriz.


Tarçının doğru tüketildiği zaman birçok hastalığı tedavi teme özelliği vardır. Özellikle enfeksiyondan kaynaklanan hastalıklar için önemli şifa kaynağıdır. Bunun dışında önemli hastalıklar için ciddi bir kalkan görevi görür ve vücudun hastalıklarla mücadelesi için metabolizmayı güçlendirir.


Yeşil Soğan

Her mevsim rahatlıkla bulunabilen yeşil soğan lezzetiyle çok fazla tüketilen besinler arasındadır. Taze soğan lezzetinin yanı sıra çok şifalı bir besindir. Bu yönünü bilmeyenler genelde kokusundan dolayı tüketmek istemezler. Kokusunu bir yana bırakıp her yemeğin yanında tüketilmesi, salatalardan eksik edilmemesi gerektiğini düşünüyorum.

Saymakla bitmeyen faydalarını bilenler zaten tüketmekten kaçınmıyorlar. Bilmeyenler ise bu makaleden öğrendikleri bilgilerle taze soğanı buzdolabından eksik etmeyecekler. İçeriğinde bol miktarda C vitamini vardır. Pişirilmeden tüketilmesi önerilir. Tam bir antibiyotik olan bu besinin faydalarından bahsedelim biraz.

Maydanoz

Maydanoz, ülkemizde özellikle salatalara katılarak tüketilen, küçük ama sağlık açısından çok önemli bir Akdeniz bitkisidir. Maydanozun sağlığa faydalı olduğu en az 2000 yıldır bilinmektedir ve faydaları çoğumuzun düşündüğünden daha fazladır.

Maydanoz, inanılmaz bir A vitamini deposudur. Ayrıca zengin miktarda K ve C vitaminleri içermektedir. Sindirim sistemine çok faydalıdır. Böbrek taşı, bağırsak, idrar yolu enfeksiyonlarına iyi gelir. Ayrıca solunum yolu enfeksiyonlar, bronşit ve astım hastalıklarına karşı faydalı olduğu söylenmektedir.

Yok denecek kadar yağlar içerir, kalori açısından zengindir, günlük olarak düzenli tüketildiğinde vücudun gerek duyduğu demir ve kalsiyum miktarının çoğunu karşılar.


Bünyede yüksek miktarda bulunan amino asit, damar ve dolayısı ile kalp sağlığını tehdit eder. Maydanozda bulunan folatlar ise amino asitleri zararsız moleküllere dönüştürerek, kalp sağlığının korunmasına yardımcı olur. Bunun yanında vücudu inmelere ve koroner krizlere karşı dirençli hale getirir.


Roka

Turpgiller familyasına mensup olan roka yeşil yaprakları daha çok salatalarda kullanılmakla birlikte garnitür olarak da tüketilmektedir. Akdeniz Bölgesi ülkelerinde popüler olan roka son on yıldır ABD ve diğer Avrupa ülkelerinde de tüketilmeye başlanmıştır.

Yeşil yapraklı, acımsı bir tada sahip roka C vitamini açısından zengin bir içeriğe sahiptir. C Vitamininin yanı sıra çeşitli mineraller, glukozinolat, kalsiyum, folat ile A, K ve P vitaminleri de yine Roka’nın etken maddeleridir. 100 gram roka bir kişinin neredeyse günlük K vitamini ihtiyacının tamamını karşılamaya yeterlidir.


Antioksidan özelliği bulunan roka zararlı maddelerin vücuttan atılmasını ve ayrıca kanın temizlenmesini sağlar. Son yıllarda yapılan araştırmalar akciğer ve bağırsak kanseri tedavilerini destekleyici rol üstlendiğini göstermiştir. İştahı açarak kilo alımını kolaylaştırır. Karaciğer rahatsızlıklarının tedavisine destek olurken karaciğer ağrılarının dindirilmesine de yardımcıdır. İçeriğinde ki bol C vitamini bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, cildi güzelleştirir, hücrelerin yenilenmesini hızlandırır ve vücudun hastalıklar ile daha iyi mücadele edebilmesini destekler.

Rokanın bilinen en çok tüketim şekli yapraklarının salatalarda kullanımıdır. Tek başına da tüketilebilen roka bitkisi kaynatılarak çay olarak da tüketilebilir.




Bize Ulaşın


Tel. +90 (212) 536 3832

Gsm. +90 (532) 644 10 62 (Bayilik İçin)

Fax. +90 (212) 536 3832

75. Yıl Mah. Fevzi Çakmak Cad. No.30

Gazi Mahallesi, Sultangazi, İstanbul


TÜRKİYE ÇAPINDA BAYİLİK LİSTELERİMİZ


Scroll Up